21 Ekim 2011 Cuma

Morro'dan Kareler


Morro'da Kahvaltı


Saat: 08.22/ Yer: Kumbaracı Yokuşu Başında yeni açılan Morro/ Şaziment toplantı öncesi son hazırlıklarını Morro'da tamamlıyordu. Muhteşem kahvaltı eşliğinde "fine-tuning" yapıyorlardı. Toplantı 11'de idi. Sunumu toparlarken bir yandan da croissant yiyorlardı.



20 Ekim 2011 Perşembe

Koray Birand

Saat:10.30/Yer: Serdar-ı Ekrem/ Koray yine yoğun bir iş gününe başlıyordu.

Yeni Komşu

 Saat: 21.30/ Yer: Galata Meydan/ Galata'ya yeni bir komşu gelmişti.

19 Ekim 2011 Çarşamba

Yabancı Basında Galata

Galata: A new chapter

Istanbul’s historic Galata neighbourhood has been transformed into the city’s most vibrant fashion destination, writes Vanessa H. Larson


The centre of Istanbul’s fashion scene has traditionally been Nişantaşı, home to designer boutiques and the flagship stores of major brands. But in the last few years, Galata has rapidly overtaken Nişantaşı as the best place to find rising Turkish designers, hip shops that carry select international labels and eclectic concept stores.
Galata is one of Istanbul’s oldest quarters: it was first settled in the fifth century. The Galata Tower, built in 1348, is the neighbourhood’s centrepiece, offering a superb view of the Golden Horn and surrounding city from the top. Since 1453, when the Ottomans conquered Istanbul, Galata has retained a unique character as a place where people of different backgrounds live side by side.
It is a neighbourhood where narrow, cobbled streets are lined with century-old Ottoman apartment buildings with elegant stone facades and wrought-iron balconies. Galata’s fortunes gradually declined during the latter half of the 20th century as other parts of the city rose in importance, and sadly, many ancient edifices are crumbling into disrepair. But as designers, artists, expatriates and others have moved in, attracted by the area’s authenticity and history, a wave of restoration has preserved many buildings.
It may have been Bahar Korçan, an established Turkish designer, who set the wheels in motion for Galata to become a fashion hub when she moved her studio from Nişantaşı to Galata in 2005. In May 2007, the Fashion Designers Association of Turkey – which Korçan helped found and which she headed until recently – launched GalataModa, a fair for local designers held in the square around Galata Tower. GalataModa, which has taken place two or three times a year since, put Galata on the city’s fashion map.  Before long, designers were moving in, and since 2009 the neighbourhood has taken off, with some two dozen new venues.
Deniz Karaman opened Lastik Pabuç, Turkey’s first trainer boutique, with a business partner in August 2009. ‘We saw that Galata had great potential, and it’s definitely been successful,’ he says. The store’s designer and retro trainers and accessories and uber-hip atmosphere quickly earned it a devoted following. Lastik Pabuç hosts a different visiting designer every six months; Umut Eker, who designs accessories for men, holds the title from February through July 2011.
Galata’s fashion and design shops are concentrated on two streets, with a few other venues scattered nearby. Serdar-ı Ekrem Caddesi is home to the boutiques of established Turkish designers such as Korçan and Arzu Kaprol, along with a crop of emerging talent including Simay Bülbül, known for her distinctive style and robust use of leather, and Aida Pekin, who creates whimsical, modern jewellery, some of it with an Istanbul theme. Atelier 55 carries chic Turkish and international clothing, jewellery and accessories labels mostly not sold elsewhere in Istanbul, while design and brand consultancy firm Lunapark’s eponymous concept store sells tableware, home décor and gourmet food items produced by Turkish designers and companies, along with coffee-table books on Turkey.
Building, which opened in early 2009, was one of the first venues to open on Serdar-ı Ekrem and is one of the most innovative, with a focus on cultivating budding new designers. Building displays work by more than a dozen clothing and jewellery designers at a time for periods of several months. For some this represents their first chance to show a collection, but others, such as Zeynep Tosun and Gül Ağış, already have name recognition. ‘We are the first place to start selling young Turkish designers. Building is like a stage for designers to show themselves in Galata,’ explains Bahar Arasan, Building’s fashion coordinator.
Laundromat on Galip Dede Caddesi also shows collections by a rotating group of up-and-coming local designers, in addition to those of its owners Yasemin Özeri and Öykü Thurston. Just opposite the tower, the tiny shop La Mariquita carries select pieces from well-known Turkish designers such as Gamze Saraçoğlu and Hatice Gökçe and funky yet girly clothes, jewellery and accessories by a range of young designers.
Galata’s other main shopping street, Camekan Sokak, which curves around behind the tower, has a more bohemian feel – perhaps not surprising for a street that until quite recently was packed with the workshops of welders, printers and other tradesmen. The tiny lane now has a mix of cafes and shops, among them Lastik Pabuç and Molly’s Cafe, whose cosy atmosphere, homemade food and events including live music and poetry readings attract a lively clientele. Second Chance, owned by model Ahu Yağtu, stocks vintage designer items, while Paris Texas offers pieces from prestigious designer brands such as Marc Jacobs and Chloé. Several stores sell local handicrafts and souvenir items; the most interesting and long-standing is Lal, which carries unique Turkish-themed apparel and accessories.
A city as ancient as Istanbul has seen many transformations over the years. Who can tell which district will be next to follow Galata’s recent makeover into a designer destination?

13 Ekim 2011 Perşembe

Galata'da Gezmek

Saat: 16.45/ Yer: Serdar-ı Ekrem Caddesi/ John bu serin sonbahar akşamüstünde hızlı adımlarla Galata'da yürüyordu.

Galata'nın En Güzelleri

Saat: 16.25/ Yer: Doğan Apatmanı Önü/ İşte Galata'nın en güzel kızlarından Didem'di. En doğal haliyle bile çok hoştu.

Makina Ekibi


Saat:11.23/ Yer: Tünel/ Makina Ekibi yine çekimdeydi, hem de Tünel'deki otobüs durağında. Herkes başlarına toplanmıştı. Buralar açık hava plato gibiydi. Her yerde ayrı bir çekim, ayrı bir atraksiyon dedi Şaziment kendi kendine.

12 Ekim 2011 Çarşamba

Nice


Baran Baran

Saat. 20.35/ Yer: Doğan Apartmanı Önü/ Akşam geceye dönüşürken, Baran da evine dönüyordu, her zamanki gibi enerjik ve pozitifti.

La Groupe de Photo



























Saat: 20.25/ Yer: Serdar-ı Ekrem/ Fotoğraf ekibimiz kahvelerini yudumluyordu.

Mahalle Kasabı




























Saat: 17.30/ Yer: Kasap Nuri Önü/ Şaziment çektiği bu kareden hoşnut kalmıştı. İşte gerçek bir kasap imajı dedi kendi kendine. Kitsch Kasap Karesi, KKK.

Tebessüm

Saat: 17.05/ Yer: Serdar-ı Ekrem/ Umut kafası dalgın yürüyordu, acaba ne düşünüyordu, hafif bir tebessüm vardı yüzünde.

Kahve Yudumlamak

Saat: 17.45/ Yer: Mavra/ Bertan kahvesini yudumlarken Şaziment'e spora devam edip etmediğini sordu. Aynı gyme gidiyor, aynı PT ile çalışıyorlardı. Her görüştüklerinde derin bir mesele olmamasına rağmen bu mevzuu üzerinde ciddiyetle duruyorlardı.

Film Ekiminde Film Ekmek

 Saat:15.45/ Yer: Amancich Apartmanı Önü/ Deniz, Film Ekimi'ne yetişmeye çalışıyordu. Şaziment'e ayaküstü çok yerinde film tavsiyelerinde bulundu. Şaziment bunlar içinden Lars Von Trier'i acilen değerlendirmeliydi.

8 Ekim 2011 Cumartesi

Doğan'a Doğan Güneş


Saat: 10.38/ Yer: Doğan Apartmanı/ Bu sabah Şaziment apartmanının üzerine düşen ışığı sevdi ve onu hemen bu kare ile ölümsüzleştirmeye çalıştı.

7 Ekim 2011 Cuma

saziment.blogspot.com


saziment.blogspot

Merhaba,

Şaziment ve arkadaşları tarafından yönetilen diğer blogumuza da göz atın lütfen. 

saziment.blogspot.com

Konumuz, sevdiklerimiz/nefret ettiklerimiz.

Yazması çok eğlenceli. 

Yorumlarınız bizim için değerli...


İyi günler dileriz.

R.I.P. Steve Jobs

Saat:13.20/ Yer: Ojeni Apartımanı Önü/ Galata'da yaşayan her 3 erkekten en az 2sinin aklını alan Merve, elinden hiç bırakmadığı babyblue iPad'i ile Şaziment'in objektifine yakalanmıştı. Siyahlara bürünmüş olmasının nedeni de muhtemelen Jobs'un vefatı idi. R.I.P.

Lovely


Yağmur'u Fotoğraflamak

Saat:20.18/Yer: Serdar-ı Ekrem/ Şaziment ve ekibi Yağmur'u fotoğraflayacaktı. Ünlü bir fotoğrafçıyı fotoğraflamak zor zanaat idi. Allahtan instagram vardi da ayaküstü kadraj yine de iyi sonuç veriyordu.

StreetArt


Artist Olmak

Saat:19.40/ Yer: Lunapark Onu/ Artist Berk öyle bir poz veriyordu ki, görenler karşısında Şaziment değil Sartorialist var zannediyordu. Bu arada Galata'nın en jonjon çocuklarından Berk, Sartorialist'in İstanbul'a ziyareti sırasında, objectifinden kaçmamıştı.

Berlin'den Gelmek

Saat: 19.38/ Yer: Kuledibi/ Şaziment Anne'nin tomboy havasına bayılmıştı.


6 Ekim 2011 Perşembe

Diğer Blogumuza da bakın lütfen.

Merhaba,

Şaziment ve arkadaşları tarafından yönetilen diğer blogumuza da göz atın lütfen. 

saziment.blogspot.com

Konumuz, sevdiklerimiz/nefret ettiklerimiz.

Yazması çok eğlenceli. 

Yorumlarınız bizim için değerli...


İyi günler dileriz.






Süpermarket

Saat:14.38/ Yer: Serdar-ı Ekrem/ Laz bakkal kapıyı çalmıştı. Mühim siparişi getirmişti. Kapıyı açınca Şaziment, onun Superman logolu t-shirtü ile karşılaştı. "Süper-market karşınızda" espirisi Şaziment'i çok güldürdü. İşte Galata böyle kreatif fikirlerin havada uçuştuğu eşsiz bir coğrafyaydı.

5 Ekim 2011 Çarşamba

Cici


Galata'da Balık Yemek


Saat: 13.20/ Yer: Fürreyya/ Şaziment okurları için her hafta Galata'daki bir restaurantı yakından incelemeye karar vermişti. Galata'ya gelindiğinde mutlaka balık yenilmesi gereken nokta Fürreyya idi. Burayla ilgili ayrıntılı bilgi ve menüsüyle ilgili müthiş öneriler bu hafta Şaziment tarafından masaya yatırılacaktı.

4 Ekim 2011 Salı

Süt İçmek

Saat:15.50/Yer:Milk/ Milk gezmelikti.

Couples No.1


Saat: 13.20/ Yer: Kuledibi/ İstanbul'un artık gerçek anlamda bir turistik destinasyon haline geldiğini  Kulenin altında 15 dakika geçirerek hissetmek pek mümkündü. Şaziment Galata'nın çiftlerini fotoğraflamak istiyordu. İşte ilk çift Roma'dan geliyordu: Francesca (sağda) & Valeria (solda).

Galata'da Acne&Sarımsak Kardeşliği




























Saat: 09.25/ Yer: Galata Manavı Önü/ Galata öyle bir yerdi ki, mahalle dokusunun üzerine serpiştirilmiş modaya dair ve moda olan her türlü unsur ve oluşumun içiçe geçtiği, aşure tadında bir ahenk yakaladığı... Aynı 60'larda Greenwich Village ya da namıdiğer "Village"da olduğu gibi, bohem yaşam tarzının sunduğu her türlü extrem hayat ile o bölgede asırladır süregelen yaşantıların kimi zaman çatıştığı ama genelde ahenk içinde yaşadığı muhteşem bir yerdi Galata. Şaziment umuyordu, kokoş sosyetik tipler, lüks arabalar, high-end markalar buralara hiç ama hiç uğramasaydı. Village'ın ya da Cihangir'in başına gelenler Galata'nın başına gelmemeliydi. Burası aynen bu fotoğraftaki gibi manav-butik kardeşliği şeklinde devam edip gitmeli idi.

Güne Çay Bahçesinde Başlamak


Saat: 09.13/ Yer: Galata Çay Bahçesi/ Şaziment güne Kuledibi'ndeki çay bahçesinde başlamaya bayılıyordu. Beyaz peynirli-kekikli tost ile çay ve portakal suyu içiyordu. Şaziment hep aynı anda birden çok içecek tüketirdi. Birazdan ajansa doğru yol alacaktı. Muhteşem çayından bir iki yudum daha almalıydı. Çok güzeldi.

3 Ekim 2011 Pazartesi

Because The Night Belongs To Us


Saat: 23.48/ Yer: Sedat Abi'nin Otoparkı/ Bizim sokakta yine gece olmuş idi...

Toplantıya Yetişmek


Saat: 15.38/ Yer: Doğan Apartmanı Önü/ Şirin toplantıya yetişiyordu.

Basamakta Sevgili Beklemek

Saat: 12.45/ Yer: Serdar-ı Ekrem Caddesi/ Camille merdivenlere oturmuş sevgilisini bekliyordu.  Sevgilisi işe geç geldiği için öğlen tatiline de geç çıkma cezası almıştı.

1 Ekim 2011 Cumartesi

Mavra'da Takılmak


Saat: 16.05/ Yer: Mavra/ Burak, mahalle cafesi Mavra'nın önündeki mantara oturmuş arkadaşlarıyla muhabbet ediyordu. Mavra'da günün çorbası fasülye çorbasıydı.

Darth Olmak


Saat: 15.30/ Yer: Yıldırım Gıda/ Darth Emir Vader, manavdaki meyveleri ışın kılıcı ile soyup, dilimlere ayırıyordu. 

Kendine Hakim Olmak



Saat: 10.45/ Yer: Atelier 55/ Muhteşem R Y Augousti'ler rafta dizim dizim duruyordu. Şaziment'in içinden her birisini satın almak geliyordu. Tehlike vardı. Ama o, ne de olsa koca parası yiyen bir luxury shopper değildi. Para kazanmanın ne denli zor olduğunu biliyordu. Kendine hakim oldu. Aferindi.

Yaza Veda Etmek


Saat:10.30/ Yer: Atelier 55 Cumartesi sabahının tatlı serinliğinde, belki de yazın son gününde, Atelier 55 yeni koleksiyonu ile müşterilerini ağırlıyordu.

30 Eylül 2011 Cuma

Gece Olmak



Saat: 22.56/Yer: Serdar-ı Ekrem Caddesi/ Artık gece olmuş, mahalleli evlerine çekilmişti. Hava soğuk ve yağmurluydu. Sokakta hüzün vardı. Şaziment evine dönüyordu. Galata Kulesi ışıl ışıl ve görkemliydi. Şaziment ilk günün heycanı ile deli gibi blog yazmıştı. Biliyordu, bir daha asla böyle olmayacaktı. İyi gecelerdi...

Global Çapta Ünlü Olmak


Saat: 17:30/ Yer: İstanbul'un son zamanlarda en çok fotoğraflanan kapısı/ Şaziment Serdar-ı Ekrem'de yürüyen bir kadın ve 3 adam gördü. İçlerinden bu adamın fotoğrafını çekti. Adam meğer dünya çapında ünlüydü. Firewater adlı grubun üyesiydi. Şaziment'in şansına baktı. Adamlar ve kadın "hepimiz aslında kendi ülkemizde ayrı ayrı ünlüyüz" diyerek Şaziment'i bu konuda ikna etmeye çalıştı. Bu nedendi? Şaziment ikna olsa, ne olacaktı?

"Fast Shopping" Etmek


Zaman: 17.05/ Yer:Building/ Şaziment toplantı sonrası eve dönerken Building'e uğrayıp, 2 dakika içerisinde bu kazağı satınalıp çıkmıştı. Ne kadar hızlı alışveriş yapabildiğine kendi bile inanamıyordu.

Galata'yı Kaplamak


Saat: 15.45/ Yer:yer/ Şaziment her yerde bu işareti görmekten bıkmış, ofisine dönüyordu ki bir de baktı yerlerde de bunlardan mevcuttu.

Galata'yı Kaplamak


Saat: 15.45/Yer: Duvar/ Amanallahımdı, Galata'nın her yeri bunlarla doluydu.

Vitrin Yapmak


Saat:15.38/ Yer: Amançiç Apartmanı Önü/ Bahar mağazasına vitrin yapmaya gidiyordu.

Mavra'da Çorba İçmek

Saat:13.45/ Yer: Mavra önü/ Mavra'da kremalı tavuk çorbası vardı. Nefisti.

Serdar-ı Ekrem'de SUV Kullanmak

Saat: 13.05/ Yer: Serdar-ı Ekrem Caddesi/ Sakin bir öğleden sonra arifesinde, yağmur bastırmak üzereydi. "Dar sokağa giriyorum" telaşıyla 4x4'ün şoförü Serdar-ı Ekrem'i yardırıyordu. 4x4'ün şoföründen herkes nefret etmişti. Ayıptı.